CHP Eski İl Başkanı Ahmet Kumbul ile Gündeme Dair
Sizlere ve kıymetli okurlarınıza en içten selamlarımı iletiyorum. Malum, önümüz Kurban Bayramı… Bayramlar; birlik, beraberlik ve toplumsal dayanışmanın en güçlü şekilde hissedildiği özel günlerdir. Kurban Bayramı’nın; ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa barış, huzur ve kardeşlik getirmesini temenni ediyorum. Bu mübarek günler, paylaşmanın, yardımlaşmanın ve birbirimize destek olmanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Başta aziz milletimiz olmak üzere, tüm İslam âleminin Kurban Bayramı’nı kutluyor; sağlık, mutluluk ve esenlikler diliyorum.
Belediye başkanı aday adayıydınız. Belediyelerin yaptığı çalışmaları doğru buluyor musunuz? Sizce eksiklikler nelerdir? Ne yapılması gerekiyor?
Belediyeler, halkla en doğrudan temasta bulunan kurumlardır. Özellikle sosyal belediyecilik anlayışını benimseyen yerel yönetimlerin, artan ekonomik zorluklara rağmen vatandaşımıza nefes aldırma çabalarını takdirle karşılıyorum. Ancak elbette geliştirilmesi gereken noktalar da var.
Birçok belediyemiz altyapıdan sosyal hizmetlere, çevreden kültürel çalışmalara kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyor. Fakat planlama eksiklikleri, halkla yeterince güçlü bağlar kurulamaması gibi sorunlar da göz ardı edilmemelidir. Özellikle katılımcı yönetim anlayışının daha da güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Aday adaylığım sürecinde de vurguladığım gibi, belediyecilik yalnızca yol yapmakla, çöp toplamakla sınırlı değildir. Şeffaf, hesap verebilir, halkla birlikte yöneten bir anlayış gereklidir. Bu anlamda özellikle sosyal destek mekanizmaları, gençlere ve kadınlara yönelik projeler ile kent estetiğine ve altyapıya duyarlı planlı yapılaşma önemlidir.
Örnek olarak, kentsel dönüşüm süreçlerinde yalnızca binalar yenileniyor ancak kat artışları ve inşaat alanlarının artışları nedeniyle altyapı, yol, otopark gibi unsurlar yetersiz kalıyor. Bu da ilerleyen yıllarda ciddi sorunlara yol açacaktır. Kentsel dönüşüm yalnızca fiziksel değil, sosyal dönüşümü de kapsamalı; yaşanabilir mahalleler oluşturulmalıdır.
Ayrıca kooperatifçilik gibi yerel ekonomiyi güçlendiren, halkı üretime teşvik eden modellerin yaygınlaştırılması gerektiğine inanıyorum. Özetle, belediyecilik sadece hizmet sunmak değil, yaşamı birlikte planlamak demektir.
Antalya’da ilçe ve il başkanlıkları yaptınız. Bugün örgütlerin çalışmalarını yeterli buluyor musunuz? Kurultayın iptaliyle ilgili açılan dava kabul edildi. Bu süreç ve olası sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Antalya örgütleri benim yıllarımı verdiğim, içinde büyüdüğüm bir yapıdır. Görev alan tüm arkadaşlarımızın özverili çabalarını yakından biliyorum. Ancak siyaset, sürekli yenilenmeyi, kendini güncellemeyi ve enerjisini sahaya doğru şekilde yansıtmayı gerektirir. Bugün bazı örgütlerimizin bu enerjiyi sürdüremediği, bazı alanlarda yorulduğu görülüyor.
Parti Merkez Yönetimi’nin olağan takvimi bir an önce açıklaması, aktif ve üretken örgütlerin güven tazelemesi, ihtiyaç duyan yerlerde ise yönetimlerin genç, dinamik ve liyakatli kadrolarla yenilenmesi gereklidir. Yerel ve genel iktidar hedefi için bu elzemdir.
Kurultayın iptaliyle ilgili açılan davanın kabul edilmesi ise partimiz açısından ciddi bir sınavdır. Ben bu davanın sonucunda kurultayın iptal edilmesinin yanlış bir karar olacağına inanıyorum. Eğer böyle bir karar çıkarsa, geçmiş yönetimin bu görevi yeniden üstlenmesi siyaseten ve ahlaken doğru olmaz. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, mevcut Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile görüşerek süreci uzatmadan yeni bir kurultayın yapılmasını sağlaması ve görevi mevcut yönetime devretmesi en doğru yaklaşım olur.
Unutulmamalı ki AKP, yargı eliyle CHP’yi karıştırmak ve Türkiye’nin birinci partisi konumundaki partimizi bir sonraki seçimde nasıl geriletirim düşüncesindedir. Sayın Erdoğan, yeniden aday olabilmek ve seçimi kazanmak için her yolu denemektedir. Cumhuriyet Halk Partililer olarak bu oyuna gelmemeliyiz.
Türkiye’de tarafsız ve bağımsız yargıçlar görmek istiyoruz, ancak mevcut şartlarda her türlü karara da hazırlıklı olmalıyız. Bu ülkede hiçbir somut delil olmadan, sadece gizli tanık ifadeleriyle cumhurbaşkanı adayımız, belediye başkanlarımız, siyasi parti genel başkanları, parti yöneticilerimiz, vekillerimiz ve gençlerimiz tutuklanabiliyor.
Bu nedenle kurultay sürecinde verilecek karar partinin yönünü de belirleyecektir. Kutuplaşmayı değil, ortak aklı ve yenilenmeyi öncelemeliyiz. Karar ne olursa olsun, hedef partimizin birliğini korumak ve halkın güvenini daha da pekiştirmek olmalıdır.
Önümüzdeki süreçte parti içinde tekrar aktif görev almayı düşünüyor musunuz?
Ülkece çok zorlu bir dönemden geçiyoruz. Ekonomik kriz, adaletsizlik, kutuplaşma gibi sorunlarla boğuşan Türkiye’nin geleceği için hepimizin sorumluluğu büyük. Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi halkın umudu olmuş, Türkiye’nin birinci partisi haline gelmiştir. Bu başarıyı daha da büyütmek ve ilk genel seçimde iktidar olmak önceliğimizdir.
Benim için önemli olan bir göreve aday olmak değil; partimizin iktidar olmasıdır. Elbette üyelerimizin ve Genel Merkezimizin takdiri olursa, ilerleyen dönemde partide aktif bir görev üstlenmekten onur duyarım. Ancak şu an böyle bir planlamam ya da girişimim bulunmamaktadır. Bu dönemde asli sorumluluğumuz, partimizin başarısına katkı sunmak, halkımızın mücadelesine omuz vermektir.
CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel hakkında, Gaziosmanpaşa mitinginde yaptığı konuşma nedeniyle başlatılan soruşturmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu soruşturma, sadece Sayın Özgür Özel’e değil, Türkiye’deki tüm muhalefet iradesine, halkın gerçekleri öğrenme hakkına ve demokratik siyasetin kendisine yönelmiş bir gözdağıdır.
Sayın Genel Başkanımız, saray iktidarının adaletsizliğini, halkın geçim sıkıntısını, basına ve yargıya yönelik baskıları açıkça dile getirmiştir. Bu sözler, bir suç değil; halk adına yapılan onurlu bir siyasal mücadeledir.
İktidar, sandıkta cevap veremediği muhalefeti şimdi soruşturmalarla susturmaya çalışmaktadır. Ancak bilsinler ki Cumhuriyet Halk Partisi susmaz, geri adım atmaz! Biz, bu ülkenin onurlu insanları olarak, ifade özgürlüğünü, hukukun üstünlüğünü ve demokrasiyi sonuna kadar savunacağız.
Sayın Özgür Özel yalnız değildir. Bu haksız soruşturmanın karşısında biz varız, halk var, Cumhuriyet var!
Son olarak Ankara’da Genel Başkan’ı ziyaretiniz Antalya’da çok ses getirdi. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
Genel Başkanımızı, belediye başkanlarımızın tutuklandığı ve kendisine yönelik hain saldırının hemen ardından ziyaret ettim. Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi ilettim.
Bu süreçte hem Genel Merkez yöneticilerimizin hem de Sayın Genel Başkanımızın üstün performansları İBB’ye kayyum atanmasına ayrıca partimize kayyum atanmasına engel olmuş vatandaşlarımızın genel başkanımıza, partimize olan inancı ve ülkenin yarınlarına dair umutları artmıştır. Genel başkan ve yönetici arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi ilettim. Kendilerini bu mücadeleleri dolayısıyla tebrik ettim.
Ziyaret sırasında Antalya’yı, 19 ilçemizi ayrı ayrı değerlendirme fırsatımız oldu. Hem ilimizin hem de ülkemizin siyasal durumunu konuştuk.
Sayın Genel Başkanımıza ve ekibine bu yoğunlukta bize zaman ayırdığı, samimi ev sahiplikleri ve kararlı duruşları için teşekkür ettim, başarılar diledim.








Benzer Haberler
Engelsiz Kafe’de Yeni Yıla Anlamlı Merhaba
Vali Şahin: Türkiye Cumhuriyeti Ahıska Türkleri’nin öz ve aziz vatanıdır
Korkuteli’de Sürücülere Ücretsiz 400 Kask Dağıtıldı
Orman Ekosisteminde Atıkların Tehlikesi Öğrencilere Uygulamalı Anlatıldı
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin GES Sayısı 19’a Yükseldi
Tazelenme Üniversitesi Öğrencileri Kepez’in Kadınlar Matinesinde Eğlendi
Muhittin Böcek Hastaneye Kaldırıldı
Alanya’da Kadına Şiddete Siyah Tepki