Müze İçin Eylemler Devam Ediyor
Antalya Müzesi’nin kapatılmasının 21. gününde de tepkiler dinmedi. Müze önünde bir araya gelen yurttaşlar, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları, yıkım kararına karşı bir kez daha ses yükseltti.
Açıklamalarda bulunan Antalya’nın duayen mimarlarından Müzeyyen Gülşen Can, Arkeologlar Derneği Başkanı Bülent Türkmen ve derneğin Antalya Şube Başkanı Dr. Sevgi Temiz, açıklamalarda bulundu.
Antalya’da şehir planlaması alanında uzun yıllar görev yapan mimar Müzeyyen Gülşen Can, Antalya Müzesi’nin korunması için yerel yönetimlerin yetkisine dikkat çekti. 1980’li yıllarda müze binasının imar planında ‘korunacak bina’ olarak işlendiğini, bu kararın daha sonraki planlarda da korunduğunu ancak 2015 yılında Muratpaşa Belediyesi tarafından bu statünün kaldırıldığını belirtti. Can, “Bu plan değişikliği nedeniyle bina tescillenememiştir. Oysa Kent Konseyi, yönetmeliği gereği plan değişikliği önerisi sunabilir. Her şey bir öneriyle başlayabilir” diyen Can, kamuoyuna ve yerel yönetime çağrıda bulundu.
Arkeologlar Derneği Genel Başkanı Bülent Türkmen ise Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Ankara’da açılacağı duyurulan ‘Arkeolojinin Altın Çağı' sergisini eleştirerek, “Bu bir altın çağ değil" dedi.
Türkmen, özellikle son zamanlarda Antalya’da gerçekleşen olaylara vurgu yaptı. Kaş-Kalkan-Demre otoyolunun 11 arkeolojik alanın içinden geçtiğini, Patara Antik Kenti’nde dereceler düşürülerek yapılaşmaya alan açıldığını ve birçok bölgede kaçak kazıların durdurulamadığını örneklerle anlattı. 2024 yılında falezlerde yapılan plan değişikliğinin de bugünkü müze yıkım süreciyle bağlantılı olduğuna işaret eden Türkmen, ‘Müze yapacağız’ denilerek başka projelerin üzeri örtülüyor, halk kandırılıyor” dedi.
Kazıların hızlandırılması politikasını da eleştiren Türkmen, “Korumadan, planlamadan kazmaya odaklanmak; var olanı yok saymaktır” diyerek, arkeolojide hızın değil, sürdürülebilirliğin önemli olduğunu vurguladı.
Yıkım kararına karşı çıkan meslek odaları ve uzmanlar, Antalya Müzesinin yıkım yerine modern mühendislik teknikleri ile güçlendirilmesi ve yeni yapılacak müze binasına eklemlenmesiyle binanın 21. yüzyılın ihtiyaçlarına uyarlanarak müze olarak kullanımına devam etmesi savunuyor.
Antalya Müzesi’ni korumak bir bina meselesi değil, geçmişi geleceğe taşıma meselesidir. Her akşam müze önünde toplanan insanlar, sadece bir yapı değil; bir şehrin hafızasını, bir neslin tanıklığını, kültürün sürekliliğini savunuyor.








Benzer Haberler
Engelsiz Kafe’de Yeni Yıla Anlamlı Merhaba
Vali Şahin: Türkiye Cumhuriyeti Ahıska Türkleri’nin öz ve aziz vatanıdır
Korkuteli’de Sürücülere Ücretsiz 400 Kask Dağıtıldı
Orman Ekosisteminde Atıkların Tehlikesi Öğrencilere Uygulamalı Anlatıldı
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin GES Sayısı 19’a Yükseldi
Tazelenme Üniversitesi Öğrencileri Kepez’in Kadınlar Matinesinde Eğlendi
Muhittin Böcek Hastaneye Kaldırıldı
Alanya’da Kadına Şiddete Siyah Tepki